Anlatılmak İstenen?


İnsanların iletişiminde bir problem olduğunu düşünüyorum. En azından şunu itiraf etmeliyiz: Biz, dinleme özürlüyüz. Herhangi bir meselede bile kendi fikirlerimizi sonuna kadar destekliyoruz. Karşı tarafın fikrini sormadan tartmadan özellikle hiç yanılmayan(!) önyargılarımıza güvenerek, belki de kendimize en büyük kötülüğü yapıyoruz. Bu sayede toplumda çatlamalar meydana geliyor. Kimse anlatılmak istenenin farkında olmuyor. İnsanları dinlemeyi başarabilen insanlar ise gerçekten çok az sayıda ve bulanlar ellerinden kaçırmak istemiyor.

Eksiğimiz dinlemek. İnsanların ne kadar karışık duygulardan meydana geldiğini bundan önce defalarca söylemiştik. Her insan bir duygu yumağıdır. Bizse karşımızdakine robot gibi davranıyoruz.

Peki Bilal bu konuya nerden geldi diyeceksiniz. Hemen söyleyeyim. Son zamanlarda anlatmak istediğim şeyleri anlatacak birini bulmakta zorluk çekiyorum. MSN üzerinde birkaç kişiyle konuşmuyor olsam (mesela elektriğin veya internetin kesildiğini düşünün) bu problemin büyüyeceğine eminim. Allah’a şükür şu satırları yazarken öyle çok da kötü değilim. Buradan sevgili Güzin Apla’ma, Cansu’ya ve Hüseyin’e teşekkürlerimi sunuyorum.

Konuya geri dönelim. İletişim kopukluğumuz yüzünden insanlardan çok çabuk uzaklaşıyoruz. İletişim kopukluğundan kastım arayıp sormamak değil. Dinlememek. Bunu ben de beceremiyorum. Bu bir insanın kazanabileceği en önemli özelliklerden olsa gerek. Başkalarının bir şey anlatması hoşuma gidiyor ama anlatılanların güzelliği ölçüsünde. Yeri gelir dert, yeri gelir mutluluk dinlerim hatta dinlediğim mutluluğun resmini de yaparım ama hakkıyla dinlemek ayrı bir şey.

İnsanlarda iletişimin yüzde yetmişe yakını görsel olarak sağlanıyormuş. Bence bundan da önemlisi insanlarda konuşmadan gelişen bir iletişim de mevcut. Görsel de değil işitsel de değil. Buna ne isim verilir bilmiyorum. Eh malum, konuşunca anlaşamıyoruz o yüzden alternatif iletişim yolları arıyoruz.

Bence ortaöğretim kurumlarında insanları dinlemek öğretilmeli. İlkokul’da hocamız uyarırdı hep arkadaşınız konuşurken dinleyin diye. Bence liseye ve üniversiteye gelince insanlar bi tuhaflaşıyor. Üniversite’ye geçen bir öğrencinin ben manevi olarak çok zarar görebileceğine inanıyorum. Lisede gayet başarılı ve örnek olan insanların, üniversitede neler yaşadığını duydum ve kısmen gördüm. Ama tüm bu dertlerin çözümünde insanlara değer vermek, onları dinlemek çok önemli bir rol tutuyor.

İnsanları anlamadan yargılamayın diye bu yüzden diyoruz. Empati’nin önemi de buradan geliyor. Asıl hedefimiz karşımızdakini anlayabilmek ve kendimizi de karşıya anlatabilmek. Araçlarımızdan birisi de karşımızdakine hak ettiği değeri vermek ve bunu belli etmek. Zira kalbini kırdığınız bir insana, hayatta kendinizi tam olarak anlatamazsınız. Benden söylemesi..

Vaktinizi almamışımdır umarım. Gecenin dördünde aklıma başka bir şey gelmedi kusura bakmayın. Hepinize huzur dolu günler diliyorum efendim..

Hoşçakalın.


Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !